Erkeklere ithafen
1 yıl boyunca (365 gün 6 saat 9 dakika 9.55 saniye) camında her zaman %40 indirim %60 indirim ibareleri yazmasına rağmen yanınızda bulunan 2 dişinin arasında geçecek olası diyalog şudur:
kız1: Aaaa Seldaaa! Mango’da indirim varmış. Bir uğramak lazım.
kız2: Ay evet ya giyecek hiçbir şeyim yok…
Selda’nın sevgilisiyseniz aklınız karışır. Onlarca ayakkabı, yüzlerce penye, binlerce pantolon, uzun etek, kısa etek, dizüstü etek, çiçekli etek, böcekli etek, dizin 2cm altında etek, dizin 3cm altında etek, bunların çeşitli renkleri vs. ve onbinlerce çantası olan sevgilinizin nasıl olur da “Giyecek hiçbir şeyi” olmaz diye düşünürsünüz. Düşünmeyin. Siz ne kadar düşünürseniz düşünün Selda’nın giyecek bir şeyi kalmamıştır.
Selda “%60” ibaresini gördüğü anda olaya odaklanır. Zeynep’in nikahında giymek için X marka ayakkabısına uygun renkte ve stilde aradığı bluzu orada bulabilme ihtimali gözünü kör eder. Ayakkabıya uygun bluz bulamazsa “En harika” bluzu alır ve ona uygun ayakkabı aramaya başlar.
/ Sizi gerçekten seviyorsa döner şöyle der:
kız: Aşkım biz bir Mango’ya girsek. Olur mu ? Sen de gel hadi söz bak hemen bakıp çıkıcaz.
Bunu yemeyin. Tecrübeli bir sevgili yemeyecektir. Sensey olma yolundaki sevgililer mekanı erken terkedebilmek için şu tarz taktikler geliştirebilirler:
erkek: Şu kız bana bakıyor sanırım…
kız: Hangi kız !
erkek: Şu sarışın olan…
kız: Önüne bak sen ! Belma haydi çıkalım hafiften…
/ Sizi seviyorsa ama alışverişi daha çok seviyorsa şöyle der:
kız: Ya aşkım biz Belma ile 2dk bakıp çıksak…
/ Sizi sevmiyorsa ya da ilişkiniz kaşarlanmaya başlamışsa şöyle der:
kız: Biz Belma ile Mango’ya giriyoruz. 2 saat sonra Pi’de buluşalım.
Bir süre sonra Mango, Bershka gibi markaların önünden geçmeye korkar olursunuz. “Ya görürse..” düşünceleri ile anlık stresler yaşamaya başlarsınız.
Bu mağazalarda sevgilinizin peşinde dolanırken başka kızların peşinde dolaşan hemcinslerinizi görürsünüz. Onlardan sakın kıllanmayın. Sizinle aynı kaderi paylaşan kader arkadaşlarısınız. Muhtemelen aynı şeyleri düşünüyorsunuzdur.
Sevgiliniz her bluze, her pantolona, her iç çamaşırına, her çantaya dokunduktan, en az 5-6 tanesini denedikten ve 2-3 parça şey aldıktan sonra şunları diyecektir:
kız: Amaaan hiçbir şey kalmamış… Çıkalım bari…
Ya da
kız: Çok güzel şeyler var ama bedenim kalmamış… Çıkalım bari…
(Bedeni hakkında yorum yapmayın.)
Ya da
kız: Bunları bu fiyata asla alamazdım… Çıkalım bari…
Ya da
kız: X mağazasına da bakalım mı lütfeennn…
Sonunda bir OOHHH! Çekersiniz ve kasaya doğru yol alırsınız. Fakat özgürlük yolunda önünüze 10-20 kadından oluşan bir grup engel çıkacaktır. Kasada ödeme yapmayı bekleyen kadınlar… 20 kadının arasında siz sevgilinizlesinizdir. 20’si de birbirlerinin aldıkları şeyleri keserler. Aynı zamanda birbirlerinin ne giydiklerinden vücut ölçülerine kadar her şeyi inceleyip içlerinden çemkirirler. Sırada Adriana Lima da beklese “Dişlek” deyip kulpu takarlar. Ortamın ambiansından mıdır bilinmez en masum teyzelerde bile o ifadeyi görebilirsiniz. Sırada beklemek sizin için eziyettir. O ortam ile hiç alakanız yoktur. Sevgiliniz sizi strese sokacak sorular soracaktır. Sensey kıvamındakiler bu sorulara hazırlıklıdır. Kendilerini sonuca ulaştıracak cevapları hazırdır:
kız: Aşkım ya bunun mavisini mi alsaydım acaba…
erkek: Yok bebeğim bu süper. Sana çok yakıştı. Hem buna uygun ayakkabın da var hani sarı babetlerin…
kız: Hmmm evet di mi…
erkek: Tabii ki hayatım… Değiştirme imkanın da var. İçine sinmezse yarın geliriz.
kız: Tamam aşkım…
Sakın “Seni ince gösterdi” ya da “Seni uzun gösterdi.” gibi cümleler kullanmayın. Olay boyut değiştirebilir. “Sana çok yakıştı” oldukça işe yarar bir cümledir.
Bu engeli de aştıktan sonra kasaya yaklaşmışsınızdır. Alakanız olmayan ortamdan kurtulup oksijenli dünyaya döneceğiniz düşünceleri ve dışarıdan içeriye giren günışığı sizi rahatlatmaya başlar. Sonunda günü kurtarmış da olsanız kaderiniz bellidir….
Anahtarlar: bershka, erkekler, indirim, kadınlar, mağaza, mango, sevgili, sosyal tespitbu yazı anıl öncü ürünüdür. yazıyı sitesinde yayınlayacaklar lütfen kaynak göstersinler.